Köşe Yazıları

Üç Büyükler Bu Sene Nasıldı?

Üç Büyükler Bu Sene Nasıldı?

Corona virüsü öncesinde üç büyük İstanbul futbol takımının bu sene göstermiş olduğu performansa hep beraber bakalım. Her ne kadar Coraona virüsünden dolayı futbol maçları oynanmasa da, bu kötü günlerin en kısa zaman dilimi içerisinde geride kalacağını düşünüyoruz.

Beşiktaş Aradığı kanı Buldu

Fikret Orman ve Şenol Güneş ile çok iyi bir sinerji yakalayan Beşiktaş, son iki sezonu hüsranla kapatmıştı. Yeniden şampiyon olmak isteyen takım bunun için farklı bir yapılanmaya gitti. Aslında buna bir nevi mecbur kaldı. Çünkü Şenol Güneş milli takımın başına geçince siyah beyazlı ekibin teknik direktörlük koltuğu da boş kaldı. Fikret Orman aynı zamanda arkadaşı olan Abdullah Avcı ile anlaştı.

Daha ilk günden itibaren bu transferin çok büyük bir tepki gördüğünü ifade etmek gerekmekte. Bunun iki nedeni vardı. İlki Abdullah Avcı’nın oyun mantalitesiydi. Diğeri ise Avcı’nın yanında yer alan Orhan Ak idi. Buna rağmen camia yeni hocaya destek verme konusunda karar aldılar. Ancak her yeniden yapılanmış olan takımda olduğu gibi ekip lige çok iyi bir giriş yapamadı. Alınan şok yenilgilerden dolayı taraftardan tepkiler yükseldi. Sürekli pas yapan ve gol pozisyonu bulmakta zorluk çeken takım büyük eleştiriler aldı.

Bundan dolayı Beşiktaş takımı hocası Abdullah Avcı, almış olduğu kararla oyun felsefesini değiştirdi. Bir nevi taraftarın istediği oyunu ve futbolu oynatmaya başladı. Bunun sonrasında da üst üste galibiyetler alınmaya başladı. Fakat tüm süreç belli bir yere kadar böyle devam etti. Hocanın eski oyun düzenine dönmesinin yanı sıra yaşanan önemli sakatlıkların ardından da puan kayıplarının gelmesi, şampiyonluk yarışında ekibin geride kalmasına neden oldu.

Bu esnada takımda başkan değişikliği yaşandı. Fikret Orman görevi bıraktı ve yerine de Ahmet Nur Çebi geldi. Abdullah Avcı ile bir süre daha devam etme kararı alındı. Fakat kötü sonuçlar dur durak bilmeyince hoca değişikliğine gidildi. Kimisine göre erken kimisine göre de tam zamanında olarak yorumlanan Sergen Yalçın takımın başına geldi. Birçok takımda daha önce görev yapan Yalçın, gelir gelmez farkını konuşturdu. Takım bir seri yakaladı. Corona virüsü öncesindeki son maçta ise Galatasaray ile berabere kalarak, bir nevi şampiyonluk yarışında havlu atmış oldu. Her ne kadar Sergen Yalçın son derece iyi bir performans gösterip hücum futbolu oynatsa da, özellikle defansif yönden zayıf kalması onun en büyük handikapı olarak değerlendirilmekte.

Galatasaray Sonradan Toparlandı

Galatasaray, son iki yıldan beri ligi tam anlamıyla domine etmiş durumda. Bunu bir gelenek haline getirmek ve daha önce yapmış olduğu gibi 4 sene üst üste şampiyon olmak istiyordu. Sarı kırmızılı takımda bir gelenek söz konusu. Genellikle lige çok iyi bir giriş yapamıyorlar ve ilk yarıyı da kötü bir yerde bitiriyorlar. Galatasaray bu sene de mevcut alışkanlığından vazgeçmedi. Kulüp birçok karşılaşmada puan kaybı yaşadı. Hatta bir dönem o kadar çok kötü sonuç aldı ki, ligin ilk 6’sı dışına bile çıktı. Bu noktada en çok eleştirilen konu takımın gol yollarında yaşamış olduğu sıkıntıydı. Falcao transferiyle bu durumun çözülmesi amaçlandı. Ancak yıldız oyuncunun sakatlığı buna engel oldu. İlk yarı takımın puan sıralamasındaki yeri hiç kimseyi memnun etmedi.

Fakat Galatasaraylı taraftarlar buna alışıktı. Çünkü ikinci yarı itibariyle bir çıkış yakalayacaklarını çok iyi biliyorlardı. Tıpkı onların dediği gibi de oldu. Sarı kırmızılı takım kısa bir zaman dilimi içinde toparlandı. Üst üste alınan galibiyetlerin sonrasında bir anda kendisini ilk üç içinde buldu. Elbette bu dönemde Sivasspor takımının almış olduğu mağlubiyetleri de unutmamak lazım. Fatih Terim’in öğrencileri için kader anı yine her sene olduğu gibi gelip çatmıştı. Bu da deplasmanda Fenerbahçe ile yapılacak olan maçtı.

Sarı kırmızılı taraftarlar, burada en son 20 yıl önce galibiyet görmüşlerdi. Bundan dolayı sonucun yine hüsran olacağını düşünüyorlardı. Fakat hiç de öyle olmadı. Her ne kadar Fenerbahçe Kruse ile öne geçti. Penaltı atışını sarı lacivertli takım gole çevirdi. Bunun ardından Donk ile Galatasaray beraberlik golünü buldu. Falcao ile öne geçti ve son olarak Onyekuru’nun ayağından bulmuş olduğu golle rakibini mağlup etmesini bildi. Böylelikle Galatasaray yıllar sonra Kadıköy deplasmanından galibiyetle döndü. Böylelikle rakibinin psikolojik üstünlüğüne de son vermiş oldu. Bu açıdan bakıldığı zaman Fenerbahçe’nin yarış dışında kalmasının en temel nedenlerinden birisi bu müsabaka oldu. Galatasaray yeni bir sayfa açarak yoluna devam ederken, Fenerbahçe ise bir nevi havlu attı.

Fatih Terim’in öğrencileri için sonrasında üst üste alınan galibiyetlerle şampiyonluk yolu da açıldı. Fakat Corona virüsünün yayılması ve liglerin tatil edilmesinden önceki son maçta aslında büyük bir fırsattan olundu. Galatasaray kendi evinde Beşiktaş ile karşı karşıya geldi. Mücadele öncesinde maçın iptal edilip edilmemesi, seyirci alınıp alınmamasıyla alakalı birçok tartışma yaşanmıştı. Buna rağmen karşılaşma oynandı. Maç berabere bitti. Böylelikle Galatasaray büyük bir avantajı da kaçırmış oldu.

Ligin yeniden başlayacağı belli değil. Haziran ayının başı ya da ortası gibi tarihler telaffuz edilmekte. Kimin şampiyonluk ipini göğüsleyeceğini bilmiyoruz ama Galatasaray takımının büyük bir şansının olduğunu ifade etmek lazım.

Fenerbahçe Büyük Bir Hayal Kırıklığı Yaşattı

Fenerbahçe geçen yıl çok köklü bir değişikliğe imza attı. Aziz Yıldırım koltuğunu Ali Koç’a devretti. Özellikle genç kuşak, yeni başkanın elinde adete bir sihirli bir değnek varmış gibi onun üstüne şampiyonluklar alacağına inanıyordu. Fakat durum hiç de olmadı. İlk sene Cocu ile fiyasko yaşayan, düşme potasına giren ve buradan Ersun Yanal ile çıkan sarı lacivertliler, aslında lige çok iyi bir giriş yaptı. Hatta birçok otorite takımın bu sene şampiyonluğun en güçlü adayı olduğunu ifade ediyordu. Ancak tam olarak da böyle olmadı. Çünkü sarı lacivertli ekibin gösterdiği performans inişli çıkışlı bir biçimde devam ediyordu. Bundan dolayı puan kayıpları da yaşanmaya başladı. Buna rağmen taraftarların takımlarına olan desteği devam etti. Ersun Yanal’a çok güvenen taraftarlar, ekibin şampiyon olacağına her daim inandılar. Fakat işler istenildiği gibi gitmedi.

Devre arası takım için aslında çok büyük bir şanstı. Çünkü ekibin bazı mevkilerinde oyuncu sıkıntısı yaşanıyordu. Genellikle iki farklı bölge öne çıkıyordu. Bunlardan ilki takımın sol bekiydi. Her ne kadar burada görev yapan Hasan Ali Kaldırım’ın sakatlığı geçmiş olsa da, tam olarak hazır olmaması akıllarda soru işareti yaratıyordu. Stoper bölgesi de bekleneni veremeyen birçok oyuncuyla doluydu. Buna rağmen transfer yapılmalı. Sadece bir stoper alındı.

Sezon arasını çok iyi geçirmeyen takım üst üste puan kayıplarına devam etti. Bunun sonrasında şampiyonluk yarışından da koptu. Zaten mental olarak takımın bitişini ilan eden karşılaşma Galatasaray ile oynanan müsabaka oldu. Ersun Yanal’ın istifa etmesiyle beraber başa dönüldü. Takım şimdiden bir dahaki senenin planlarını yapmaya başladı. Elbette en çok merak edilen konu hocanın kim olacağı.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı